Türkiye’deki Futbol Tutkusu ve Süper Lig’in Yükselişi
Beşiktaş’ın tecrübeli teknik direktörü Vincenzo Italiano, ülkesinin önde gelen spor gazetelerinden Corriere dello Sport’a verdiği kapsamlı röportajda, Türkiye’deki futbol iklimine dair çarpıcı gözlemlerini paylaştı. 2026 yılının Eylül ayında geride kalan haftaları değerlendiren İtalyan çalıştırıcı, Türkiye’deki taraftar kültürünün kendisini derinden etkilediğini vurguladı. Statlardaki atmosferi olağanüstü bulduğunu ifade eden Italiano, bu coşkulu ortamın kendisine İtalya’da futbolun altın çağı olarak kabul edilen, insanların hafta sonu oynanacak maçları iple çektiği 1980’ler ve 90’lar dönemini anımsattığını dile getirdi.
Süper Lig’in genel kalitesi hakkında da objektif değerlendirmelerde bulunan başarılı teknik adam, ligin Avrupa’nın majör beş ligiyle kıyaslandığında henüz bir adım geride olduğunu ancak ivmenin kesinlikle yukarı yönlü olduğunu belirtti. Özellikle son dönemde Türkiye’ye transfer olan dünya çapındaki yıldız futbolcuların ve taktiksel vizyon getiren yabancı teknik direktörlerin ligin marka değerini artırdığına dikkat çeken Italiano, bu rekabetçi ortamın Süper Lig’i her geçen gün daha cazip bir hale getirdiğinin altını çizdi.
Avrupa Sahnesindeki Sınav ve Takımın Şaşırtıcı Gelişimi
Siyah-beyazlı ekibin Avrupa yürüyüşüne de değinen Vincenzo Italiano, UEFA Avrupa Ligi ön elemelerinde karşılaştıkları Midtjylland eşleşmesinin sezonun kırılma noktalarından biri olduğunu itiraf etti. Takımın fiziksel ve taktiksel olarak henüz tam kapasiteye ulaşmadığı, hazırlık sürecinin sürdüğü bir dönemde bu zorlu kura ile yüzleştiklerini belirten tecrübeli çalıştırıcı, Danimarka temsilcisi karşısında alınan galibiyetlerin takımın kaderini değiştirdiğine vurgu yaptı.
Her iki maçta da sahadan zaferle ayrılmalarının öz güveni tavan yaptırdığını söyleyen İtalyan hoca, oyuncu grubunun o eşleşmeden sonra muazzam bir gelişim kaydettiğini belirtti. Sezon başındaki zorlu şartlar ve yeni kurulan bir takım olma dezavantajı göz önüne alındığında Beşiktaş’ın şu an bulunduğu noktanın şaşırtıcı derecede iyi olduğunu dile getiren Italiano, dürüst bir öz eleştiri yaparak bu kadar kısa sürede böylesine bir seviyeye ulaşmayı kendisinin bile beklemediğini sözlerine ekledi.

Tartışmalı Hakem Kararları ve Trossard Krizi
Türkiye’deki futbol kültürünün sadece taraftar coşkusuyla değil, aynı zamanda saha dışı gerilimlerle de şekillendiğini gözlemleyen Vincenzo Italiano, kulüplerin hakem hatalarına karşı gösterdiği reaksiyonların oldukça sert olduğunu ifade etti. Bu konuya dair kendi takımlarının yaşadığı bir mağduriyeti örnek gösteren deneyimli teknik adam, Corendon Alanyaspor ile oynadıkları lig mücadelesinde yıldız oyuncu Leandro Trossard’ın maruz kaldığı fiziksel müdahaleyi gündeme taşıdı.
Söz konusu pozisyonda rakip oyuncunun Trossard’a açıkça vurduğunu ancak ne orta hakemin ne de VAR sisteminin bu duruma müdahale etmediğini belirten Italiano, bu adaletsizliğin kabul edilemez olduğunu savundu. Yaşanan bu büyük hakem hatasının ardından Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın duruma son derece sert ve haklı bir tepki gösterdiğini hatırlatan İtalyan çalıştırıcı, kulübün haklarını koruma noktasındaki bu kararlı duruşun takım içinde de destek gördüğünü belirtti.
Vlahovic Transferinin Perde Arkası ve Sezon Hedefleri
Röportajın en çok dikkat çeken bölümlerinden biri ise dünya yıldızı Dusan Vlahovic’in siyah-beyazlı renklere bağlanma süreciydi. İtalyan teknik adam, Beşiktaş ile resmi sözleşme imzaladığı ilk gün zaman kaybetmeden Sırp golcüyü aradığını açıkladı. O dönem Juventus’tan ayrılık aşamasında olan ve Avrupa’nın devleriyle görüşmeler yürüten Vlahovic’i ikna etmek için yoğun mesai harcadıklarını anlatan Italiano, yönetimin de bu transfer için kendisiyle aynı vizyonu paylaştığını söyledi. Henüz çok genç olan yıldız oyuncuyu yeniden en üst kapasitesine çıkarmak istediklerini belirten başarılı hoca, Vlahovic’in Avrupa futboluna katacağı daha çok şey olduğunu vurguladı.
Son olarak Beşiktaş yönetiminin kendisinden beklentilerini ve sezon hedeflerini sıralayan deneyimli çalıştırıcı, dört maddelik net bir planla ilerlediklerini belirtti. Birinci önceliklerinin Avrupa Ligi’nde lig aşamasına kalmak olduğunu ve bunu başarıyla tamamladıklarını söyleyen Italiano, diğer hedefleri şöyle özetledi: Zirve yarışından kopmadan lider grubun hemen ensesinde kalmak, takıma izlemesi keyif veren net bir oyun kimliği aşılamak ve son olarak hem bugünü hem de geleceği inşa edecek sürdürülebilir bir oyuncu grubu yaratmak.