TFF Başkanlığı İçin Açık Kapı Bıraktı
Beşiktaş camiasının önemli isimlerinden eski başkan Ahmet Nur Çebi, son günlerde spor kamuoyunu meşgul eden Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) başkanlığı iddialarına son noktayı koydu. Ekim 2026 itibarıyla futbol dünyasında yaşanabilecek olası bir olağanüstü seçim öncesinde adı sıkça başkanlık koltuğu için anılan deneyimli spor adamı, kendi inisiyatifiyle böyle bir girişimi başlatmayacağını vurguladı. Şu an için zihninde net bir adaylık planı bulunmadığını belirten Çebi, bugüne kadar bu yönde bir imada dahi bulunmadığının altını çizdi.
Ancak tecrübeli futbol adamı, kapıları tamamen kapatmak yerine şartlı bir yeşil ışık yakmayı tercih etti. Tüm kulüplerin ortak bir irade göstermesi durumunda göreve hazır olabileceğini belirten Çebi, “Eğer futbol ailesi benim geçmiş tecrübelerimden faydalanmak ister ve tüm kulüpler bir konsensüs oluşturup bana gelirlerse, bu çağrıya duyarsız kalamam.” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, olası bir seçim krizinde kulüplerin birleştirici bir figür etrafında toplanmak istemesi halinde Çebi’nin uzlaşı adayı olabileceğini açıkça ortaya koydu.
Ferhat Gündoğdu İddialarına Kesin Yalanlama
Ahmet Nur Çebi’nin gündeminde sadece TFF başkanlığı değil, aynı zamanda kısa süre önce tutuklanarak gündem yaratan eski MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile ilgili ortaya atılan iddialar da vardı. Ünlü spor spikeri Ersin Düzen’e konuşan Çebi, Gündoğdu’nun 2022 yılında göreve getirilmesinde kendi tavsiyesi ya da desteği olduğu yönündeki söylentileri kesin bir dille reddetti. O döneme dair perde arkası detayları paylaşan Çebi, Gündoğdu’yu Merkez Hakem Kurulu başkanı olana dek şahsen hiç tanımadığını açıkça ifade etti.
Dönemin TFF Başkanı Nihat Özdemir ile aralarında geçen diyaloğa da açıklık getiren Çebi, konunun sadece bir bilgilendirme seviyesinde kaldığını belirtti. Özdemir’in kendisine bu ismi düşündüklerini ilettiğinde, “Eğer araştırıp sorduysanız ve Türk futboluna fayda sağlayacağına inanıyorsanız hayırlı olsun.” demekle yetindiğini vurguladı. Atama sürecine hiçbir şekilde dahil olmadığını ve rıza ya da tavsiye gibi bir durumun asla yaşanmadığını belirten eski başkan, adının son dönemdeki adli tartışmaların dışında tutulması gerektiğini net bir şekilde savundu.