Şekip Mosturoğlu’ndan Tarihi Çıkış: “Şampiyonları ve Düşenleri Tutuklu MHK Başkanı Belirledi”

Bey Sports
Yazar:
3 Görüntülenme

Fenerbahçe’nin Haklılığı Acı Bir Şekilde Tescillendi

2026 yılının Ekim ayında Kalamış’taki Faruk Ilgaz Tesisleri, Türk futbol tarihine geçecek son derece kritik bir Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu toplantısına ev sahipliği yaptı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından kürsüye gelen Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, gündeme bomba gibi düşen Merkez Hakem Kurulu (MHK) soruşturması hakkında sert ve net ifadeler kullandı. Kulüp başkanı Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyelerinin de tam kadro hazır bulunduğu bu tarihi toplantıda, sarı-lacivertli camianın yıllardır dile getirdiği endişelerin ne kadar yerinde olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.

Mosturoğlu, kulübün uzun yıllardır TFF ve hakem yapılanmaları hakkında yaptığı sistematik uyarıların rakipler tarafından “sportif rekabet hırsı” olarak küçümsendiğini hatırlattı. Fenerbahçe’nin bu haklı isyanları neticesinde tarihte eşi benzeri görülmemiş rekor Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) cezalarına çarptırıldığını belirten deneyimli isim, tablonun vehametinin altını çizdi. Bugün gelinen adli süreçte, sarı-lacivertli yönetimin yıllardır “gözlerimizin önünde oynanan trajik bir tiyatro var” şeklindeki feryatlarının adli merciler tarafından da acı bir şekilde doğrulandığı vurgulandı.

Karanlık Düzen: Şampiyonları ve Düşenleri Hakemler Belirledi

Toplantının en vurucu anlarından biri, adli makamlarca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan MHK başkanına yönelik yapılan durum tespitiydi. Liyakatin tamamen rafa kaldırıldığını ve maç atamalarının tek bir kişinin iki dudağı arasına sıkıştığını belirten Mosturoğlu, bu çürük yapının ligin kaderiyle bilfiil oynadığını ifade etti. Tutuklu MHK başkanının kişisel tercihleri doğrultusunda sahaya çıkan hakemlerin, kimin küme düşeceğine ve kimin şampiyonluk ipini göğüsleyeceğine saha dışında, masa başında karar verdiği açıkça dile getirildi.

Hakemlik müessesesinin amatör kümelerden Süper Lig’e kadar büyük bir kayırmacılık sarmalına hapsolduğunu belirten divan kurulu başkanı, basına yansıyan mevcut itirafların kesinlikle yeterli olmadığını savundu. Soruşturma kapsamında ifade veren hakemlerin, yaşadıkları tüm baskıları, şike ve teşvik ağlarını savcılık makamıyla eksiksiz bir biçimde paylaşması gerektiği vurgulandı. Bu skandalların gölgesinde kimsenin “adil oyun” kavramından bahsedemeyeceği, adaletin tam anlamıyla sağlanması için kulüp olarak hukuki sürecin sonuna kadar tarafı ve takipçisi olacakları mesajı verildi.

UEFA Kıskacı ve Sistemin Kökten Değişmesi Zorunluluğu

Türk futbolundaki bu organize yapının deşifre olması, sadece ulusal çapta değil, uluslararası arenada da büyük yankı uyandırmış durumda. Mosturoğlu, UEFA’nın yaşanan bu olağanüstü skandalları yakından takip ederek Türkiye’ye özel gözlemciler gönderdiği bir döneme girildiğini hatırlattı. Eğer kulüpler ve federasyon düzeyinde acil bir kurumsal reform hareketi başlatılmazsa, Türk futbolunun tamamen UEFA denetimi altına girmesinin kaçınılmaz olduğu konusunda tarihi bir uyarıda bulunuldu.

Rakiplerin mevcut kriz ortamında attıkları istifa çığlıklarının samimiyetini de doğrudan sorgulayan Mosturoğlu, bu taleplerin adil bir düzen kurmak için değil, bozulan çarkı kendi menfaatlerine döndürmek için yapıldığını iddia etti. Fenerbahçe’nin mücadelesinin isimlerle, piyonlarla veya koltuk sahipleriyle değil, kökten çürümüş bu bozuk düzenin ta kendisiyle olduğu yinelendi. Türk futbolunun bu zihniyetle bir adım dahi ileri gidemeyeceği, güvenin yeniden tesisi için kişilerin değil sistemin tamamen yıkılıp baştan inşa edilmesi gerektiği çağrısıyla konuşma noktalandı.

Haberi paylaş