Krizden Doğulan Büyük Şahlanış Dönemi
2021-2022 sezonunda ligi 13. basamakta tamamlayarak taraftarlarına tarihi bir hüsran yaşatan Galatasaray, bugün bambaşka bir baharı yaşıyor. O karanlık günlerin ardından gerçekleştirilen olağanüstü seçimle Dursun Özbek’in direksiyona geçmesi ve kulübün efsanevi ismi Okan Buruk’un teknik direktörlük koltuğuna oturması, aslında bugünkü devasa hegemonyanın ilk tohumlarıydı. Ancak bu yeni dönem, ilk haftalarda hiç de kolay başlamadı; özellikle Giresunspor’a karşı alınan iç saha mağlubiyeti ve 11. hafta sonunda liderin 5 puan gerisinde kalınması, camianın üzerine kısa süreli bir karabulut çökmesine neden olmuştu.
Tam da bu kırılma anında, Dursun Özbek yönetiminin Okan Buruk’a koşulsuz destek vermesi ibreyi tamamen tersine çevirdi. Eleştirilere kulak tıkayarak kenetlenen sarı-kırmızılı ekip, 12. haftadan itibaren Süper Lig tarihine geçen 14 maçlık akılalmaz bir galibiyet serisine imza attı. O sezonu en yakın rakibi Fenerbahçe’nin 8 puan önünde şampiyon tamamlayan “Cimbom”, hem travmatik bir sezonun izlerini sildi hem de önündeki dört yıllık ambargonun ilk meşalesini yakmış oldu.
Yıldızlar Geçidi ve Kusursuz Kadro Planlaması
İlk şampiyonluğun ardından yakalanan rüzgar, sonraki sezonlarda da durmak bilmedi. Mauro Icardi, Lucas Torreira, Dries Mertens ve Abdülkerim Bardakcı gibi omurgayı oluşturan isimleri kadrosunda tutmayı başaran Galatasaray yönetimi, transfer piyasasında da adeta gövde gösterisi yaptı. Devam eden yıllar içinde takıma katılan Victor Osimhen, Leroy Sane, İlkay Gündoğan, Alvaro Morata, Gabriel Sara, Roland Sallai ve Ismail Jakobs gibi dünya çapındaki yıldızlar, mevcut yapının üzerine kusursuz bir şekilde entegre edildi.
Bu doğru planlama, sarı-kırmızılıları 2023-2024 ve 2024-2025 sezonlarında da mutlu sona ulaştırdı. Bugün, Nisan 2026 itibarıyla ligin bitimine yalnızca üç hafta kala, en yakın takipçisi Fenerbahçe’nin 7 puan önünde zirvede yer alan Galatasaray, bu kusursuz kadro istikrarının meyvelerini topluyor. Okan Buruk’un öğrencileri, kalan süreçte sadece bir galibiyet almaları halinde rakiplerinin ne yaptığına bakmaksızın üst üste 4., toplamda ise 26. şampiyonluğunu ilan ederek tarihe altın harflerle geçecek.

Rakiplerde Bitmeyen Teknik Direktör Sirkülasyonu
Galatasaray’ın Okan Buruk ile yakaladığı uzun soluklu uyum, ezeli rakiplerinin teknik kulübelerindeki kaosla taban tabana zıt bir tablo çiziyor. Son dört sezonda sarı-kırmızılılar tek bir hocayla şampiyonluklara ambargo koyarken, Fenerbahçe aynı zaman diliminde Jorge Jesus, İsmail Kartal, Jose Mourinho ve son olarak Domenico Tedesco ile başarı aradı ancak hedeflenen o istikrarlı yapıyı bir türlü yeşil sahaya yansıtamadı.
Benzer bir fırtına Beşiktaş ve Trabzonspor cephesinde de dinmedi. Siyah-beyazlılar bu süreçte Valerien Ismael’den başlayıp Ole Gunnar Solksjaer’e, oradan da mevcut çalıştırıcı Sergen Yalçın’a uzanan ve 9 farklı hocayı barındıran inanılmaz bir değişime sahne oldu. Trabzonspor ise Abdullah Avcı ile başlayan döngüsünü Nenad Bjelica ve Şenol Güneş gibi isimlerle sürdürüp şu anda Fatih Tekke ile yola devam ederek istikrar arayışını hala sürdüren bir diğer ekip konumunda kaldı.
Yönetim Zafiyetlerine Karşı Özbek’in Sarsılmaz Duruşu
Saha içindeki istikrarın en büyük mimarlarından biri de şüphesiz kulübün yönetim katında sağlanan sükunet ve kararlılık oldu. Dursun Özbek, Haziran 2022’de göreve geldiği günden bu yana koltuğunu ve vizyonunu korurken, rakipleri idari anlamda da büyük çalkantılar yaşadı. Öyle ki, Galatasaray’ın tek bir istikrarlı yönetimle idare edildiği bu başarılı 4 yıllık periyotta; Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzonspor toplamda 8 farklı başkana dümen teslim etmek zorunda kaldı.
Ahmet Nur Çebi, Hasan Arat, Hüseyin Yücel ve son olarak Serdal Adalı’nın yönettiği Beşiktaş; Ahmet Ağaoğlu’ndan bayrağı devralan Ertuğrul Doğan’ın yönettiği Trabzonspor ve Ali Koç ile Saadettin Saran’ın başkanlık görevini üstlendiği Fenerbahçe, idari dalgalanmaların bedelini yeşil sahada ağır ödedi. Sonuç olarak Galatasaray, hem yönetim hem teknik heyet hem de oyuncu grubunda sağladığı bu emsalsiz bütünlükle, Türk futbol tarihindeki en dominant dönemlerinden birini kupa ile taçlandırmaya çok yakın.