Futbolda ve Basketbolda Yeni Dönem
Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, 2026 yılı 2. Olağan Divan Kurulu Toplantısı’nda camiaya umut veren açıklamalarda bulundu. Görevde geride bıraktığı 1,5 yıllık hazırlık sürecinin ardından sportif başarı için güçlü bir temel attıklarını vurgulayan Adalı, 2026-2027 sezonuna iddialı bir futbol yapılanmasıyla gireceklerini belirtti. Futbol direktörlüğü koltuğuna taraftarın sevgilisi Önder Özen’i, teknik direktörlük görevine ise İtalyan futbolunun parlayan yıldızı Vincenzo Italiano’yu getirdiklerini hatırlatan başkan, bu ikiliyle yakalanan sinerjinin transferlere de yansıyacağının müjdesini verdi. Adalı, hedeflerini özetlerken, “Kazanan bir Beşiktaş inşa etmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullanarak taraftara kupa dolu bir sezonun sözünü verdi.
Siyah-beyazlıların sadece futbolda değil, parkede de iddialı bir vizyon ortaya koyduğu, toplantının önemli gündem maddelerinden biriydi. Erkek basketbol takımının hem Türkiye’de hem de Avrupa’da gösterdiği başarılı performansın ardından yeniden Avrupa Ligi (EuroLeague) arenasına dönmesi, yönetim adına büyük bir gurur kaynağı olarak paylaşıldı. Kötü geçen sezonların ardından güçlü bir organizasyon kurduklarını ifade eden Serdal Adalı, Avrupa Ligi yönetimiyle yürütülen doğru stratejiler sayesinde Beşiktaş’ın hak ettiği yere döndüğünü dile getirdi. İç ve dış transferde şimdiden önemli adımlar attıklarını belirten başkan, yeni sezon için dev arenaya yakışır bir bütçe ve sponsorluk ağını tamamlamak üzere olduklarını müjdeledi.
Rekor Gelirler ve Finansal Bağımsızlık
Göreve geldikleri günden bu yana kulübün mali yapısını düzeltmek için yoğun mesai harcayan yönetim, bu süreçte kasaya toplamda 160 milyon avro koymayı başardı. Bunun 80 milyon avroluk kısmının dev sponsorluk anlaşmalarından, diğer 80 milyon avrosunun ise oyuncu satışlarından elde edildiği açıklandı. Uzun yıllar boyunca bonservis geliri üretemeyen kulübü, 1,5 yıl gibi kısa bir sürede al-sat dengesini kuran bir yapıya kavuşturduklarını belirten Adalı, bu hamlelerin meyvesini Avrupa sahnesinde de topladıklarını ifade etti. Bu disiplinli bütçe yönetimi sayesinde UEFA ile olan anlaşma süreçleri sorunsuz tamamlandı ve kulübün üzerindeki finansal kısıtlamalar tamamen kaldırıldı.
Finansal başarıların gölgesinde yapılan eleştirilere de yanıt veren başkan Adalı, “Beşiktaş’ın borcunu artıran yönetim” şeklindeki algı operasyonlarına sert çıktı. Kendi dönemlerinde sadece sportif borçları veya banka faizlerini ödemekle kalmadıklarını, geçmiş yönetimlerin hatalı işlemlerinden doğan cezaları da temizlediklerini vurguladı. Koskoca UEFA’nın bile kulübün mali tablolarını onaylayıp kısıtlamaları kaldırdığı bir ortamda, camia içinden gelen haksız eleştirileri anlamakta güçlük çektiğini belirtti. Bankalara olan 128 milyon dolarlık borcun halihazırda 53 milyon dolar seviyesine indirildiğinin altını çizen Adalı, Beşiktaş’ın artık kendi ayakları üzerinde duran bağımsız bir ekonomik güce kavuştuğunu ilan etti.
Denetim Kuruluna Şeffaflık Tepkisi
Toplantının en hararetli anları, Serdal Adalı’nın denetim kurulu tarafından hazırlanan mali rapora yönelik eleştirilerini sıraladığı dakikalarda yaşandı. Özellikle Dikilitaş projesinden elde edilen ön ödemenin yöneticilere aktarıldığı yönündeki iddialara açıklık getiren başkan, Türkiye Bankalar Birliği’ne (TBB) yapılan 50 milyon avroluk ödemenin perde arkasını anlattı. Dikilitaş gelirinin kasaya girmesini iki ay beklemek yerine, kulübü 3-4 milyon avroluk ekstra faiz yükünden kurtarmak adına sponsorluk gelirlerini kullanarak borcu kapattıklarını ifade etti. Bu süreçte kulübün günlük işleyişinin aksamaması için yöneticilerin kasa kolaylığı sağladığını, Dikilitaş’tan beklenen para geldiğinde ise sadece bu geçici borçların kapatıldığını detaylıca aktardı.
Kulübü tarihi bir faiz sarmalından kurtaran bir yönetimin, denetim kurulu tarafından art niyetli bir dille itham edilmesini kabul edilemez bulduğunu belirten Adalı, şeffaflık ilkesinin çarpıtılmış rakamlarla sağlanamayacağını savundu. Tarihin en büyük borç kapama işlemini gerçekleştirmelerine rağmen, raporların yönlendirici ve eksik bir dille hazırlanmasının camiayı yanılttığını vurguladı. “Bizi giderayak sponsorluk gelirini kırdırıp alacaklarını kur farkıyla alanlarla karıştırmayın” diyerek eski dönemlere de gönderme yapan Adalı, denetim kurulunun görev süresince gösterdiği tavrı manipülatif olarak nitelendirdi ve bu tutumun yeni sezon öncesi yakalanan pozitif havaya zarar verdiğini sözlerine ekledi.
Değer Kazanan Kadro ve Tribün Polemiği
Siyah-beyazlı ekibin güncel transfer politikası hakkında da iddialı konuşan Serdal Adalı, kadroya katılan hiçbir yabancı oyuncudan zarar etmeyeceklerinin altını çizdi. Geçmiş yıllarda yüksek maliyetlerle getirilip “kıyak emekli” edilen, kulübe hem fesih bedeli hem de faiz yükü bırakan transfer anlayışını tamamen bitirdiklerini belirtti. Şu an kadroda bulunan Orkun, Agbadou, Murillo, Oh, Djalo, Cherny ve Ndidi gibi isimlerin tamamının ciddi bir piyasa değerine sahip olduğunu hatırlatan başkan, hepsine teklifler gelmesine rağmen ana hedeflerinin bu değerli isimlerle şampiyonluğa yürümek olduğunu ifade etti. Sistemin artık değer üreten ve kulübün elini güçlendiren bir oyuncu havuzuna dönüştüğü vurgulandı.
Toplantının kapanışına doğru gündeme gelen kapalı tribün kombine fiyatlarındaki artış ise salonda kısa süreli bir tansiyon yükselmesine neden oldu. Adalı, geçen sezon fiyatların rakiplere göre yarı yarıya ucuz tutulmasına rağmen kapalı tribünün takıma beklenen itici gücü sağlamadığını, aksine saha içinde kendi oyuncuları üzerinde baskı yarattığını iddia etti. Birlik ve beraberlik çağrılarının yanıtsız kaldığını belirten başkan, kombine fiyatlandırmasının tamamen kulübün menfaatleri ve tribünde tek sesliliği sağlamak amacıyla yapıldığını savundu. Bu eleştiriler üzerine salondaki bir üyenin “Takım 5. haftada lige havlu attı, ne bekliyorsunuz?” şeklindeki çıkışı sonrası yaşanan tartışma, 2026 yılı Divan Kurulu toplantısının akıllarda kalan son detayı oldu.