Anadolu Efes’te 2026-2027 Sezonu Öncesi Devrim

Bey Sports
Yazar: Bey Sports
4 Görüntülenme

Yönetim ve Teknik Heyette Taşlar Yerinden Oynadı

Kuruluşunun 50. yılını kutladığı 2025-2026 sezonuna şampiyonluk parolasıyla başlayan Anadolu Efes, Euroleague’de aldığı başarısız sonuçların ardından faturayı ağır kesti. Beklentilerin çok altında kalan ve sıralamada dibe demir atan lacivert-beyazlı ekipte, krizin büyümesini engellemek adına yönetim kademesinde radikal kararlar alındı. Geçtiğimiz sezonun başında genel direktörlük koltuğuna oturan İsmail Şenol, yaşanan başarısızlıkların ardından görevini daha önce de bu koltukta büyük başarılara imza atan halefi Alper Yılmaz’a devretti.

Saha dışındaki bu değişimin en büyük tamamlayıcısı ise parke kenarında yaşandı. Büyük umutlarla takımın başına getirilen ancak sistemi bir türlü oturtamayan Igor Kokoskov’un görevine sezon ortasında son verilmiş ve direksiyona İspanyol efsane Pablo Laso geçmişti. Laso’nun gelişiyle birlikte takımın oyun karakterinde başlayan ufak kıvılcımlar, 2026-2027 sezonu öncesi yapılan tam kapsamlı kadro revizyonuyla Euroleague’de yeniden ses getirecek devasa bir yangına dönüşmeye hazırlanıyor.

Kaptana Veda: Larkin’in Yerine Mike James Sesleri

Temmuz ayının bu sıcak günlerinde yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Anadolu Efes’te basketbol kamuoyunu en çok şaşırtan gelişme, şüphesiz ki Shane Larkin ile yolların ayrılması oldu. Dile kolay sekiz yıl boyunca lacivert-beyazlı formayı terleten, kazanılan tarihi zaferlerin baş mimarı olan ve taraftarın sevgilisi haline gelen tecrübeli oyun kurucu, devam eden kontratına rağmen takıma veda etti. Bu şok ayrılığın ardından, o boşluğu doldurabilecek kalibrede bir yıldız arayışına giren yönetim, rotasını Euroleague’in en tehlikeli skorerlerinden birine çevirdi.

Adı uzun süre Barcelona ile anılmasına rağmen Anadolu Efes’in projesine ikna olan Mike James, lacivert-beyazlıların yeni saha içi lideri olarak duyuruldu. İki ucu keskin bir bıçak olarak tanımlanan, saha içi ve saha dışı kompleks karakteriyle bilinen James, Pablo Laso’nun yıldızları özgür bırakan sisteminde parlamaya oldukça müsait bir isim. Son 25 yılın en büyük yetenekleri arasında gösterilen oyuncunun, takım kimyası doğru kurgulandığında Efes’e seviye atlatacağı ve Larkin’in mirasını başarıyla devralacağı öngörülüyor.

Prensliğin Gardları Artık İstanbul'da

Prensliğin Gardları Artık İstanbul’da

Anadolu Efes’in oyun kurucu transferleri sadece Mike James gibi bir süper yıldızla sınırlı kalmadı. Geçtiğimiz yıllarda Euroleague finaline kadar yükselerek inanılmaz bir ivme yakalayan Monaco’nun beklenmedik finansal krizler yaşaması, temsilcimiz için tarihi bir kadro fırsatına dönüştü. Fransız ekibinin guard rotasyonunda kilit rol oynayan isimler teker teker İstanbul’un yolunu tutarken, piyasa dinamikleri göz önüne alındığında bu hamleler Avrupa pazarının en akılcı “fırsat transferleri” olarak kayıtlara geçti.

Monaco’nun dış alan rotasyonunu oluşturan Matthew Strasel ve Jordan Lloyd da Mike James’in ardından Anadolu Efes kadrosuna katılan isimler oldu. Bu transferlerle birlikte lacivert-beyazlı ekip, rakiplerine korku salan, son derece agresif ve yüksek skor potansiyeline sahip bir oyun kurucu hattı oluşturdu. Yeni sezonda seyir zevki oldukça yüksek, topu hızlı paylaşan ve hücum çeşitliliği zirvede olan bir Efes izleyeceğimizin sinyalleri şimdiden net bir şekilde verilmiş oldu.

Pota Altında Yeni Bir Duvar Örülüyor

Geçtiğimiz sezon Anadolu Efes’in maç içinde en çok yara aldığı ve rakiplerin işlediği bölgelerin başında gelen 4 numara pozisyonu, yeni sezonda adeta baştan yaratıldı. Yetenekli yıldız Dario Saric’i kadrosuna katarak Avrupa pazarında büyük bir gövde gösterisi yapan temsilcimiz, bu bölgedeki kan değişimini kusursuz bir hamleyle başlattı. Pablo Laso’nun eski öğrencilerinden olan ve Real Madrid’den yakından tanıdığı Santi Yusta ile milli oyuncumuz Ercan Osmani’nin de rotasyonda yer almasıyla, takımın forvet derinliği elit bir seviyeye taşındı.

Uzun rotasyonunun pivot bölgesinde ise çemberi tamamen karartacak sertlikte hamlelere imza atıldı. Bruno Fernando ve Kai Jones gibi atletizmi çok yüksek, pota altı savaşlarını domine edebilecek iki atletik ismin kadroya dahil edilmesi, takımın boyalı alandaki caydırıcılığını maksimuma çıkardı. Kağıt üzerinde kusursuza yakın bir takım mühendisliği çıkaran Final-Four gediklisi koç Pablo Laso’nun, yetenekli fakat bir araya yeni gelmiş bu yıldızlar topluluğunu gerçek bir şampiyonluk makinesine dönüştürüp dönüştüremeyeceği, basketbolseverlerin en çok merak ettiği konuların başında geliyor.

Haberi paylaş