Beklentileri Aşan Başlangıç ve Yeni Yapılanma
İngiltere Premier Lig’de rüya gibi bir başlangıca imza atan Hull City’nin sahibi Acun Ilıcalı, 14 Eylül 2026 itibarıyla takımının geldiği noktayı HT Spor ekranlarında değerlendirdi. İlk haftalarda elde ettikleri başarılı sonuçların kendileri için de tatlı bir sürpriz olduğunu gizlemeyen Ilıcalı, sezon başı planlamalarında 8 puanlık bir tablonun bulunmadığını açıkça ifade etti. Beklentilerin ötesine geçen bu durum, futbolcuların sahaya yansıttığı üst düzey mücadelenin ve kenetlenmenin en büyük kanıtı olarak futbol kamuoyunun dikkatini çekiyor.
Bu sürpriz çıkışın ardındaki en çarpıcı detay ise, takımın kimyasının henüz yeni transferlere bağımlı olmaması. Ilıcalı, sahaya çıkan ilk 11’deki yaklaşık 7-8 ismin geçen sezonki kadronun belkemiğini oluşturan oyuncular olduğunu vurguladı. Yaz transfer döneminde takıma 10 ila 18 arasında yeni oyuncu katılmasına rağmen bu isimlerin henüz sisteme tam anlamıyla entegre edilmemiş olması, eski kadronun Premier Lig seviyesinde gösterdiği uyum ve direncin ne kadar kıymetli olduğunu gözler önüne seriyor.
İngiltere’deki Ön Yargılar ve Başarı Motivasyonu
Başarılı iş insanı Acun Ilıcalı’nın hayatı boyunca benimsediği zorluklarla mücadele etme felsefesi, Hull City’nin Ada futbolundaki yükseliş hikayesinin de temelini oluşturuyor. İngiltere pazarına girdiği ilk günden bu yana sürekli olarak karamsar eleştirilere maruz kaldığını belirten başkan, “Yapamazsınız, ligden düşersiniz” şeklindeki yaklaşımların aslında kendilerini motive ettiğini söylüyor. Özellikle “Bir Türk İngiltere’de başarılı olamaz” şeklindeki ön yargılar, kulübün yönetim katından soyunma odasına kadar herkesi adeta tek bir hedefe kilitledi.
Daha önce Championship’te mücadele ederken “Premier Lig’e çıkamazlar” diyenleri haksız çıkaran, ardından “Kesin düşerler” yorumlarına inat ligde tutunma savaşı veren takım, Ilıcalı’nın en büyük gurur kaynağı. Dünyanın en zorlu futbol organizasyonlarından birinde bir üst lige yükselmenin devasa bir başarı olduğunu hatırlatan Ilıcalı, bu zorlu eşiği aştıktan sonra artık Premier Lig’de kalıcı olmak adına çok daha emin ve sağlam adımlarla ilerlediklerinin altını çiziyor.
Jakirovic Kararı ve Vizyoner Teknik Yönetim
Hull City’nin yakaladığı ivmede şüphesiz en büyük pay sahiplerinden biri olan teknik direktör Jakirovic’in hikayesi, Acun Ilıcalı’nın ezber bozan futbol vizyonunu bir kez daha kanıtlıyor. Ilıcalı, dünya genelinde kendisinden başka hiçbir kulüp başkanının, geçmişte Hırvatistan, Bosna ve Slovenya gibi görece daha alt seviye liglerde çalışmış bir ismi Championship gibi zorlu bir arenaya getirmeye cesaret edemeyeceğini savunuyor. İngiliz futbol aklının ve yöneticilerinin radarından oldukça uzak olan tecrübeli hoca, bu radikal hamleyle Ada futboluna sağlam bir giriş yapmış oldu.
Geçmiş yıllarda Türkiye’de Kayserispor’u da çalıştıran Jakirovic, Ilıcalı’ya göre sadece oyun kurgusuyla değil, insani yönüyle de mükemmel bir profil çiziyor. Teknik adamın futbola olan derin konsantrasyonu ve sahaya yansıttığı modern felsefe, Hull City’yi bambaşka bir seviyeye taşıdı. Başkan, taktiksel anlamda oynattığı oyundan fazlasıyla etkilendiği Jakirovic’i keşfedip takımın başına getirmeyi, kendisi ve kulübü için “Allah’ın bir lütfu” olarak nitelendiriyor.

Belloumi’nin Muhteşem Dönüşü ve Chelsea Zaferi
Hull City kadrosunun parlayan yıldızlarından Belloumi’nin serüveni, adeta spor dünyasındaki pes etmeme hikayelerine ders niteliği taşıyor. Yaklaşık bir yıl boyunca sahalardan uzak kalmasına neden olan son derece ağır bir sakatlık süreci geçiren yetenekli oyuncu, bu karanlık dönemi inanılmaz bir iradeyle atlattı. Fiziksel ve mental açıdan böylesine yıpratıcı bir sürecin ardından yeşil sahalara dönmesi beklenenlerin çok ötesinde, fırtına gibi bir etki yarattı.
Dönüşünün ardından takımının en kritik anlarında sorumluluk alan Belloumi, ilk olarak yarı finalde attığı altın değerindeki golle takımını finale taşıyarak kalitesini konuşturdu. Bununla da yetinmeyip dünya devi Chelsea’ye karşı sahneye çıkan ve ağları iki kez havalandırarak tüm İngiltere’nin manşetlerini süsleyen yıldız isim, başkanının kendisine duyduğu güveni boşa çıkarmadı. Acun Ilıcalı, başından beri oyuncusunun taşıdığı potansiyele sarsılmaz bir inanç duyduğunu ve bu muazzam dönüşün kendisi için sürpriz olmadığını belirtiyor.
Puan Hesapları ve Premier Lig’de Kalıcı Olma Hedefi
Ligin ilerleyen haftaları ve sezon sonu senaryoları üzerine de mantıklı analizler yapan Ilıcalı, Premier Lig’in kendine has matematiğini şimdiden çözmüş durumda. Manchester City, Arsenal ve Manchester United gibi şampiyonluk adaylarının ligin üst sıralarını domine ederek çok fazla maç kazanacağını öngören başkan, bu durumun düşme hattındaki baraj puanını aşağıya çekeceğini hesaplıyor. Zirvedeki takımların galibiyet serileri, kümede kalma savaşı veren diğer ekipler için istatistiksel bir avantaja dönüşüyor.
Mevcut veriler ışığında Premier Lig’de kalmak için 37-38 puan bandına ulaşmanın yüzde 90 oranında yeterli olacağını düşünen tecrübeli futbol adamı, yine de işlerini şansa bırakmak niyetinde değil. Sezonun son 3-5 haftasında “Acaba ligde kalır mıyız?” stresini ve hesaplamalarını yaşamak istemediklerini vurgulayan Ilıcalı, takımın toplayacağı erken puanlarla tehlike bölgesinden tamamen uzaklaşıp, ligin son virajına rahat ve kendinden emin bir şekilde girmeyi arzuluyor.