Atina’daki Final Four Organizasyonunda Büyük Skandal
Basketbol Avrupa Ligi’nde (EuroLeague) heyecan doruğa ulaşırken, Atina’nın ev sahipliği yaptığı dev organizasyon saha içi mücadeleden çok saha dışındaki krizlerle gündeme oturdu. Olympiakos ile temsilcimiz Fenerbahçe Beko arasında oynanan kritik Dörtlü Final karşılaşması, sporseverler için adeta bir çileye dönüştü. Özellikle organizasyon komitesinin yetersizliği ve alınan güvenlik önlemlerinin eksikliği, dev turnuvanın prestijine büyük bir gölge düşürdü.
Maç saati yaklaştıkça Telekom Center çevresinde tam anlamıyla bir kaos yaşandı. Biletleri ellerinde olmasına rağmen yüzlerce Fenerbahçe taraftarı ve hatta basketbolcuların aileleri, kapılardaki anlamsız engellemeler nedeniyle salona giriş yapamadı. Yunan emniyet güçleri ve EuroLeague görevlilerinin bilet okutma sistemlerini verimli kullanamaması, kapılarda devasa yığılmalara yol açarak Türk taraftarları ciddi şekilde mağdur etti.
Panathinaikos Cephesinden Çifte Standart İsyanı
Yaşanan bu büyük organizasyon fiyaskosuna en sert tepki ise ezeli rakip cephesinden, Panathinaikos Basketbol Kulübü Başkanı Dimitris Giannakopoulos’tan geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden zehir zemberek açıklamalarda bulunan Yunan spor adamı, EuroLeague yönetimini çifte standart uygulamakla suçladı. Giannakopoulos, aynı olayların kendi ev sahipliklerinde yaşanması durumunda organizasyonun çok daha acımasız bir tutum sergileyeceğini açıkça dile getirdi.
Açıklamalarında doğrudan yönetimi hedef alan Giannakopoulos, salonun kontrolünü tamamen EuroLeague yetkililerine devrettiklerini hatırlatarak sorumluluğun kendilerinde olmadığını vurguladı. “Eğer bu rezalet bizim maçımızda yaşansaydı bizi turnuvadan ihraç eder, milyonlarca euro ceza keserdiniz; bir sonraki hayatımda bile salona girmemi yasaklardınız” diyen başkan, “Şimdi ne yapacaksınız? Yine Giannakopoulos’u mu suçlayacaksınız? Hepinize aferin!” sözleriyle ironik bir şekilde tepkisini ortaya koydu.
Güvenlik Zafiyeti ve Taraftarın Mağduriyeti
Organizasyondaki aksaklıklar sadece bilet kontrolüyle sınırlı kalmadı; içerideki taraftar yerleşimi tam bir güvenlik kabusuna dönüştü. Emniyet yetkililerinin Fenerbahçeli taraftarları içeri almamak için zorluk çıkarırken, Olympiakos destekçilerini neredeyse hiçbir bilet sorgulaması yapmadan doğrudan tribünlere alması çifte standardın boyutlarını gözler önüne serdi. Bu durum, tribünlerdeki dengesizliği ve potansiyel tehlikeleri en üst seviyeye tırmandırdı.
Stadyum içine girmeyi başarabilen az sayıdaki Türk taraftar ise organizasyonun yerleştirme hataları yüzünden gruplarından koparılarak doğrudan rakip takım taraftarlarının arasına oturtuldu. Yunan seyircilerle iç içe kalan Fenerbahçeliler, maç boyunca ciddi bir güvenlik zafiyetinin ortasında bırakıldı. Tribünlerde zaman zaman alevlenen sözlü ve fiziksel gerginlikler polisin son andaki müdahaleleriyle büyümeden önlense de, yaşananlar uluslararası spor kamuoyunun büyük tepkisini çekti.