AYM’den Yıllar Sonra Gelen Kritik Karar
Türkiye spor tarihinin en sarsıcı olaylarından biri olarak kayıtlara geçen ve Fenerbahçe futbol takımını hedef alan silahlı saldırı hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM) nihai kararını açıkladı. Aralarında futbolcuların ve kulüp görevlilerinin de bulunduğu sarı-lacivertli kafile, olay sonrasında yürütülen adli sürecin yetersiz olduğu gerekçesiyle hak arayışlarını en üst mahkemeye taşımıştı.
Yüksek Mahkeme, söz konusu dosyayı 22 Nisan tarihinde gerçekleştirdiği gündem toplantısında ele alarak nihayete erdirdi. Başvurucular, bazı şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verilmesi ve etkili bir soruşturma yürütülmemesi sebebiyle anayasal haklarının çiğnendiğini savunarak bireysel başvuruda bulunmuşlardı.
“Yaşam Hakkı İhlali” İddiasına Ret
Fenerbahçe cephesinin AYM’ye yaptığı başvurudaki temel dayanak noktası, adli makamların bu vahim saldırıyı aydınlatmakta eksik kaldığı ve dolayısıyla “yaşam hakkının ihlal edildiği” yönündeydi. Anayasa Mahkemesi, yürüttüğü ön incelemede yaşam hakkının ihlal edildiğine dair iddiaların hukuken “kabul edilebilir” olduğuna kanaat getirerek dosyanın esastan görüşülmesine olanak tanıdı.
Ancak esas yönünden yapılan kapsamlı inceleme sonucunda Yüksek Mahkeme, ihlal iddialarını yerinde bulmadı. Mahkeme heyeti, Anayasa’nın 17. maddesi ile güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edilmediğine hükmetti. Spor ve hukuk kamuoyunun yakından takip ettiği bu kritik kararın detaylı gerekçesinin ise mahkeme tarafından daha sonra yazılıp yayımlanacağı bildirildi.

Karanlık Gece: 4 Nisan 2015’te Neler Yaşanmıştı?
Hukuki süreci Anayasa Mahkemesi’ne kadar uzanan bu karanlık olay, 4 Nisan 2015 tarihinde Fenerbahçe takımının Çaykur Rizespor deplasmanından dönüşü sırasında meydana gelmişti. Trabzon sınırları içerisinde karayolunda seyir halinde olan takım otobüsü, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce düzenlenen silahlı bir saldırının hedefi olmuş ve spor camiası büyük bir şok yaşamıştı.
Saldırının hemen ardından başlatılan adli soruşturma süreci ise oldukça uzun ve karmaşık bir hal almıştı. Faillerin bulunması ve olayın aydınlatılması amacıyla yürütülen soruşturma, yaklaşık 5,5 yıl gibi uzun bir sürenin ardından takipsizlik kararı ile sonuçlanmıştı. Adaletin bu aşamada sağlanamadığını ve sürecin eksik yürütüldüğünü düşünen kulüp personeli ve oyuncular, son hukuki çare olarak AYM’ye başvurma kararı almıştı.