Şenol Güneş’ten Milli Takım Çıkışı: “En Kötüsü Bendim, Dünya Üçüncüsü Oldum”

Bey Sports
Yazar:
4 Görüntülenme

Trabzonspor – Beşiktaş Derbisine Tarafsız Bakış

Türk futbolunun efsanevi teknik direktörlerinden Şenol Güneş, Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından 19 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen özel bir organizasyonda spor basınının ve futbolseverlerin sorularını yanıtladı. Gündemin en sıcak konularından biri olan ve futbol kamuoyunun sonucunu merakla beklediği Trabzonspor – Beşiktaş derbisi, usta çalıştırıcının değerlendirmelerinden nasibini aldı. Her iki dev kulübün tarihinde de silinmez izler bırakan ve şampiyonluklar yaşayan Güneş, bu zorlu doksan dakikaya duygusal bir pencereden ziyade tamamen objektif bir açıyla yaklaştığını ifade etti.

Karşılaşmanın her iki takım için de kritik bir viraj olduğunu belirten deneyimli teknik adam, sahada izleyenlere keyif verecek, üst düzey bir futbol mücadelesi beklediğinin altını çizdi. Bordo-mavili ekibin Papara Park’ta taraftarı önünde oynamasının kağıt üzerinde ibreyi biraz daha Karadeniz temsilcisine kaydırdığını vurgulayan Güneş, “Trabzonspor kendi evinde, kendi seyircisi önünde oynuyor. Bu durum onları atmosfer anlamında bir adım öne çıkarıyor ve daha avantajlı kılıyor. Ancak her halükarda futbolseverleri harika bir derbinin beklediğini biliyorum.” sözleriyle dev maç öncesi beklentilerini dile getirdi.

A Milli Takım İçin ‘Yerli Antrenör’ Çağrısı

Etkinlikte basın mensuplarının A Milli Futbol Takımı’nın yönetim şekli ve teknik direktör tercihleri üzerine yönelttiği sorular, Şenol Güneş’in Türk futbolunun yapısal sorunlarına dair net mesajlar vermesine zemin hazırladı. Özellikle milli takımın başında yabancı bir ismin bulunmasına nasıl yaklaştığı sorulan Güneş, meselenin sadece teknik bir tercih olmadığını, işin içinde duygusal ve milli bir aidiyetin de bulunduğunu savundu. Kendi iç dünyasındaki ideal futbol modelini paylaşan usta isim, hem sahada ter döken oyuncuların hem de kenarda takımı yöneten antrenörün kesinlikle Türk olması gerektiğini açık yüreklilikle ifade etti.

Türkiye’deki futbol ikliminde artan yabancı oyuncu sayısının, kulüp kulübelerinde de yabancı teknik adam furyasını beraberinde getirdiğini belirten Güneş, bu durumun kulüp seviyesinde anlaşılabileceğini ancak ay-yıldızlı formanın tamamen farklı bir misyon taşıdığını vurguladı. “Biz ülke olarak kendi antrenörümüzü kendimiz yetiştirmeli, bu toprakların evlatlarını o kulübelere hazırlamalıyız.” diyen tecrübeli çalıştırıcı, A Milli Takım seviyesinde yerli üretimin ve yerli yönetimin vazgeçilmez bir zorunluluk olduğunun altını kalın çizgilerle çizdi.

“En Kötüsü Bendim, Dünya Üçüncüsü Oldum”

Yabancı teknik adamlara karşı düşmanca bir tavır sergilemediğini ve sporda ötekileştirmeye kesinlikle karşı olduğunu belirten Şenol Güneş, asıl meselenin Türk insanının potansiyeline inanmak olduğunu anlattı. Ülkemizde şu anda modern futbolu yakından takip eden, donanımlı ve hevesli çok sayıda genç teknik direktör adayı bulunduğunu söyleyen Güneş, bu jenerasyonun A Milli Takım’ı yönetecek kapasiteye fazlasıyla sahip olduğunu belirtti. Dışarıdan gelen isimleri eleştirmek yerine, içerideki cevherleri parlatmanın Türk futbolunun kurtuluş reçetesi olduğunu sözlerine ekledi.

Konuşmasının finalinde ise akıllara kazınacak, iddialı ve bir o kadar da ilham verici bir kıyaslamaya imza attı. Kendi kariyerindeki 2002 Dünya Kupası başarısını mütevazı bir dille hatırlatan Güneş, genç meslektaşlarına olan güvenini şu çarpıcı sözlerle özetledi: “Bizim insanımız omuzlarına sorumluluk yüklendiğinde en büyük başarıların altına imza atar. Kendi dönemime bakıyorum, içlerindeki en kötüsü bendim ama o halimle bile gidip Dünya Kupası’nda üçüncü oldum. Bu açıkça gösteriyor ki; arkadan gelen bu pırıl pırıl genç nesil, bizim elde ettiğimiz o dereceleri çok daha ileriye taşıyacak ve çok daha iyisini yapacaktır.”

Haberi paylaş