Beşiktaş Park’ta Tarihi Randevu: Hakem François Letexier
Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki en prestijli ikinci turnuvası olan UEFA Avrupa Ligi’nde 55. sezonun en büyüğü yarın gece İstanbul’da netlik kazanıyor. Almanya’nın turnuvadaki güçlü temsilcisi Freiburg ile İngiltere’nin formda ekibi Aston Villa, Beşiktaş Park’ın büyüleyici atmosferinde kupayı müzelerine götürebilmek adına sahaya çıkacak. Tüm dünyanın gözünü çevireceği bu dev karşılaşma, saat 22.00 itibarıyla başlayacak ve futbolseverlere unutulmaz bir gece yaşatacak.
- Beşiktaş Park’ta Tarihi Randevu: Hakem François Letexier
- Aston Villa’nın Finale Uzanan Görkemli Yürüyüşü
- Freiburg’un İnanç ve Azim Dolu Başarı Serüveni
- Kulübelerde Büyük Rekabet: Emery ve Schuster Karşı Karşıya
- 53 Yıl Sonra Gelen Randevu: Alman ve İngilizlerin İkinci Finali
- Turnuvanın Dominant Ülkesi İspanya ve Beşiktaş Park Provası
Bu kritik müsabakada düdük çalacak isim ise Fransa Futbol Federasyonu’ndan deneyimli hakem François Letexier olacak. Sahada Letexier’in yardımcılıklarını üstlenecek isimler Cyril Mugnier ve Mehdi Rahmouni olarak belirlenirken, dördüncü hakemlik görevini İspanyol Alejandro Hernandez yürütecek. Şampiyonu belirleyecek bu zorlu mücadelenin VAR koltuğunda ise yine bir Fransız, Jerome Brisard oturacak. İki takım, tarihlerinde ilk kez resmi bir maçta karşı karşıya gelerek bu organizasyon vasıtasıyla ilk randevularına çıkacaklar.
Aston Villa’nın Finale Uzanan Görkemli Yürüyüşü
İngiliz temsilcisi Aston Villa, bu sezon sergilediği istikrarlı performansla finale kadar oldukça başarılı bir grafik çizdi. Lig aşamasında oynadığı mücadelelerde 7 galibiyet ve yalnızca 1 yenilgi alarak 21 puan toplayan Unai Emery‘nin öğrencileri, grubu Lyon’un hemen arkasında averajla ikinci sırada tamamlamayı başardı. Grup aşamasında İstanbul’da Fenerbahçe ile de karşılaşan Birmingham ekibi, bu zorlu deplasmandan 1-0’lık galibiyetle dönerek kalitesini turnuvanın başında kanıtlamıştı.
Eleme turlarında da hız kesmeyen Aston Villa, son 16 turunda Fransa’nın köklü kulüplerinden Lille’i 1-0 ve 2-0’lık skorlarla rahat geçti. Çeyrek finalde İtalyan ekibi Bologna’yı 3-1 ve 4-0 gibi net skorlarla saf dışı bırakan İngilizler, yarı finalde ise bir diğer ada temsilcisi Nottingham Forest ile eşleşti. İlk maçı 1-0 kaybetmesine rağmen pes etmeyen Emery’nin takımı, rövanşta adeta şov yaparak rakibini 4-0 mağlup etti ve adını finale yazdırdı. Aston Villa, finale gelene kadar rakip fileleri 28 kez sarsarken kalesinde ise sadece 8 gol gördü.
Freiburg’un İnanç ve Azim Dolu Başarı Serüveni
Turnuvanın bir diğer finalisti Freiburg ise daha engebeli ancak bir o kadar takdire şayan bir yolu geride bıraktı. Lig etabını 5 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle kapatan Alman temsilcisi, topladığı 17 puanla tablonun 7. basamağında yer alarak eleme turlarına geçiş yaptı. Son 16 turunda Genk karşısında ilk maçta aldığı 1-0’lık mağlubiyetin şokunu çabuk atlatan Julian Schuster‘in ekibi, rövanşta adeta coşarak sahadan 5-1’lik ezici bir galibiyetle ayrıldı ve çeyrek final biletini kaptı.
Çeyrek final aşamasında İspanyol ekibi Celta Vigo’yu 3-0 ve 3-1’lik skorlarla rahat geçen Freiburg, yarı finalde Portekiz’in dişli ekiplerinden Braga ile kozlarını paylaştı. İlk karşılaşmada deplasmanda 2-1 mağlup olan Alman panzerleri, kendi evlerindeki rövanş mücadelesini 3-1 kazanarak adını İstanbul’daki finale yazdırmayı başardı. Hücum hattındaki etkinliğiyle dikkat çeken Freiburg, bu sezon organizasyonda toplam 25 gol kaydederken, savunmasında ise 10 gole engel olamadı.

Kulübelerde Büyük Rekabet: Emery ve Schuster Karşı Karşıya
Yarın akşam oynanacak dev final, aynı zamanda saha kenarında iki farklı jenerasyonun ve felsefenin savaşına sahne olacak. Aston Villa’nın 54 yaşındaki İspanyol menajeri Unai Emery, bu kupayı adeta kendi turnuvası haline getirmiş durumda. Daha önce Sevilla ile üst üste üç kez ve Villarreal ile bir kez bu kupayı kaldıran deneyimli çalıştırıcı, Freiburg karşısında zafer elde ederse kariyerinin 5. UEFA Avrupa Ligi şampiyonluğunu yaşayarak erişilmesi güç bir rekorun sahibi olacak.
Diğer tarafta ise kariyerinin henüz başında olan ve ilk büyük kupasını kazanmak için sabırsızlanan 41 yaşındaki Alman teknik adam Julian Schuster yer alıyor. Freiburg ile muazzam bir sezon geçiren genç teknik adam, tecrübeli rakibi Emery karşısında taktiksel bir zafer elde ederek rüştünü tüm Avrupa’ya ispat etmek istiyor. Öte yandan kulüp tarihleri açısından bakıldığında Aston Villa geçmişinde Şampiyon Kulüpler Kupası ve Süper Kupa gibi başarılara sahipken, Freiburg tarihinde ilk kez bir Avrupa kupası kazanmanın eşiğinde bulunuyor.
53 Yıl Sonra Gelen Randevu: Alman ve İngilizlerin İkinci Finali
Bu dev karşılaşma, futbol tarihi açısından da oldukça nadir görülen bir resmi eşleşmeye sahne olacak. Alman ve İngiliz kulüpleri, UEFA Avrupa Ligi (eski adıyla UEFA Kupası) finallerinde bugüne kadar yalnızca bir kez karşı karşıya gelmişti. 1973 yılında oynanan o tarihi iki ayaklı finalde İngiliz devi Liverpool, Alman temsilcisi Borussia Mönchengladbach’ı ilk maçta 3-0 yenmiş, ikinci maçı 2-0 kaybetmesine rağmen kupayı müzesine götürmüştü. Yarınki maçla birlikte, iki ülke futbolu tam 53 yıl aradan sonra bu kupanın finalinde yeniden kozlarını paylaşmış olacak.
Geçmiş organizasyonlara bakıldığında İngiliz kulüplerinin bu kupada bariz bir üstünlüğü göze çarpıyor. İngiltere’den Liverpool ve Tottenham 3’er kez, Chelsea 2 kez, Manchester United ve Ipswich Town ise 1’er kez bu sevinci yaşadı. Almanya cephesinde ise Borussia Mönchengladbach ve Eintracht Frankfurt 2’şer defa kupaya uzanırken; Bayer Leverkusen, Schalke 04 ve Bayern Münih birer kez Avrupa’nın iki numaralı kupasını havaya kaldırma başarısı gösterdi. İki ülke de İstanbul’daki bu randevuyla şampiyonluk sayılarını artırmak istiyor.
Turnuvanın Dominant Ülkesi İspanya ve Beşiktaş Park Provası
UEFA Avrupa Ligi tarihine damga vuran ülke ise şüphesiz 14 şampiyonlukla İspanya oldu. Bu başarıda en büyük pay, turnuvada çıktığı 7 finalin 7’sini de kazanarak kırılması imkansız bir rekora imza atan Sevilla kulübüne ait. İspanyolları 10’ar şampiyonlukla İngiltere ve İtalya takip ederken, Almanya’nın ise müzesinde 7 kupası bulunuyor. Bugüne kadar 62 farklı takımın final heyecanı yaşadığı bu dev arenada, sadece 30 kulüp mutlu sona ulaşabildi ve yarın akşam bu elit kulübe yeni bir üyenin katılması kesinleşecek.
Tarihi finale ev sahipliği yapacak olan Beşiktaş Park ise kapılarını ilk kez bir UEFA Avrupa Ligi finali için açıyor. Yaklaşık 43 bin seyirci kapasiteli modern stadyum, daha önce 14 Ağustos 2019’da Liverpool ile Chelsea arasında oynanan UEFA Süper Kupa finaline ev sahipliği yapmıştı. Normal süresi ve uzatmaları 2-2 biten o unutulmaz mücadeleyi Liverpool penaltı atışlarıyla 5-4 kazanarak kupaya uzanmıştı. İstanbul, yarın gece Beşiktaş Park’ta bir kez daha İngilizlerin mi güleceğine yoksa Almanların mı tarih yazacağına tanıklık edecek.