Voleybolda Zirvenin Adı Türkiye: TVF Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’dan 2026 Vizyonu

Bey Sports
Yazar: Bey Sports
5 Görüntülenme

İstanbul’da Hedef Yeniden Avrupa’nın En Büyüğü Olmak

Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, 21 Ağustos – 6 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleşecek olan CEV Avrupa Şampiyonası öncesinde iddialı açıklamalarda bulundu. A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın 2023 yılında başlayan altın çağını 2026 FIVB Milletler Ligi (VNL) şampiyonluğu ile taçlandırdığını hatırlatan Üstündağ, Filenin Sultanları’nın bu turnuvaya da “son şampiyon” unvanını korumak için çıkacağını vurguladı. Kendi seyircisi önünde oynamanın getirdiği haklı baskının farkında olduklarını belirten başkan, takımın uyumu ve tecrübesiyle bu yükün altından başarıyla kalkacağına inandığını dile getirdi.

Dev organizasyon için İstanbul’da 17 bin kişi kapasiteli devasa bir salonun kullanılacağını müjdeleyen Üstündağ, bu süreçte salonun tahsisi için Türkiye Basketbol Federasyonu yönetimine de teşekkürlerini iletti. Ev sahibi olmanın hem büyük bir avantaj hem de yüksek bir sorumluluk taşıdığını ifade eden Üstündağ, Türkiye’nin uluslararası organizasyonlardaki kusursuz işleyişine dikkat çekti. “Dünyada ve Avrupa’da liglere baktığımızda en iyi ülke konumundayız” diyen başkan, İstanbul’daki şampiyonanın Türk voleybol tarihine yeni bir altın sayfa olarak geçmesi için tüm paydaşlarla aralıksız çalıştıklarının altını çizdi.

Santarelli Yönetiminde Sürdürülebilir Başarı

Başantrenör Daniele Santarelli’nin A Milli Kadın Voleybol Takımı ile yakaladığı benzersiz uyum, elde edilen zaferlerin en önemli anahtarlarından biri olarak görülüyor. Sırbistan ile yaşadığı dünya şampiyonluğu ve Imoco Volley’deki uzun süreli başarılarıyla rüştünü ispatlamış bir isim olan Santarelli, Türkiye’de de kısa sürede kendi sistemini takıma entegre etmeyi başardı. Mehmet Akif Üstündağ, İtalyan çalıştırıcının oyuncularla kurduğu iletişimin ve takıma aşıladığı pozitif enerjinin, zorlu geçiş dönemlerini bile hasarsız atlatmalarını sağladığını belirtti.

Teknik ekiple yapılan sözleşmenin Olimpiyat Oyunları’nın sonuna kadar devam edeceğini hatırlatan Üstündağ, başarı grafiğinin sürekli yukarı ivmelenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Santarelli’nin sadece bir taktik dehası değil, aynı zamanda oyuncuların ruh halini sahaya en iyi şekilde yansıtan bir lider olduğunu vurgulayan TVF Başkanı, bu birlikteliğin Türk voleybolunu uzun yıllar domine edecek bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Federasyonun en büyük hedefi ise, yakalanan bu jenerasyon ve teknik ekip uyumunun geçici bir başarıdan ziyade, sürdürülebilir bir ekol haline gelmesini sağlamak.

Kadın ve Erkek Voleybolunda Global Zirve

Kadın ve Erkek Voleybolunda Global Zirve

Türk voleybolu sadece milli takımlar düzeyinde değil, kulüpler bazında da dünyanın en saygın ve başarılı ülkesi konumunda bulunuyor. VNL’de açıklanan güncel dünya sıralamasında Türkiye’nin zirvedeki yerini sağlamlaştırdığını belirten Üstündağ, Şampiyonlar Ligi’nde de Türk takımlarının adeta gövde gösterisi yaptığını hatırlattı. Yakın zamandaki finallerde VakıfBank’ın şampiyonluğu ve Eczacıbaşı’nın ikinciliği ile hem altın hem de gümüş madalyanın Türkiye’ye geldiğini, Fenerbahçe’nin ve bu yıl Şampiyonlar Ligi’ne katılan Galatasaray’ın da bu devler arenasında ülkeyi gururlandırdığını sözlerine ekledi.

Kadın voleybolundaki bu olağanüstü ivme, Filenin Efeleri’nin (A Milli Erkek Voleybol Takımı) yükselişiyle de eşzamanlı olarak ilerliyor. Üç yıl önce VNL’de sadece tek galibiyet alabilen bir takımdan, bugün finallerde boy gösteren, Dünya Şampiyonası ve VNL’i 6. sırada tamamlayarak dünya sıralamasında ilk 10’a yerleşen bir ekibe dönüştüler. Dünyanın en genç jenerasyonlarından birine sahip olan erkek milli takımının, Paris Olimpiyatları’nda yarı final oynayarak büyük bir eşiği aştığını belirten Üstündağ, yaklaşan Avrupa Şampiyonası’nda erkek takımından da çeyrek final ve ötesinde bir madalya beklentisi içinde olduklarını müjdeledi.

Altyapı Havuzu ve Geleceğin Yıldızları

Türkiye’nin voleybolda kalıcı bir marka haline gelmesinin ardında yatan en büyük güç, şüphesiz ki sisteme sürekli yeni yetenekler pompalayan geniş oyuncu havuzu. Son iki yılda özellikle genç yeteneklerin A Milli Takım seviyesine hızla adapte edildiğini anlatan Üstündağ, 2009 doğumlu oyuncuların bile elit turnuvalarda sahne aldığını belirtti. Herhangi bir sakatlık veya form düşüklüğü durumunda, Akdeniz Oyunları’na gidecek kalibrede hazır kıta bekleyen geniş bir rezerv kadronun bulunması, hem kadınlarda hem de erkeklerde teknik heyetin elini inanılmaz derecede güçlendiriyor.

Bu derinliğin temelinde ise TVF’nin dünyada eşi benzeri olmayan spor lisesi projesi yatıyor. Yüzde 88 gibi muazzam bir akademik başarı oranına sahip olan lisede, kız ve erkek öğrencilere eşit fırsatlar sunularak “eğitim mi, spor mu?” ikilemi ortadan kaldırılıyor. Tam burslu, yatılı ve tüm sosyal imkanların federasyon tarafından karşılandığı bu sistem sayesinde, aileler çocuklarını güvenle voleybola yönlendiriyor. Mehmet Akif Üstündağ’ın deyimiyle “Türkiye artık bir spor ve voleybol ülkesi.” Son 10 yılda kazanılan 88 madalya, dünü kutlayıp yarına odaklanan bu eşsiz altyapı vizyonunun en somut kanıtı olarak parlıyor.

Haberi paylaş